Anasayfa » Tasarımcıların İç Dünyası ve Bilinçli Eleştiriler

Tasarımcıların İç Dünyası ve Bilinçli Eleştiriler

Tasarımcıların İç Dünyası ve Bilinçli Eleştiriler

Merhabalar, bu makale tasarımcıların iç dünyası, düşünce ve davranışlarıyla ilgili gözlemlerimizi aktaracağız. Tasarımcıların iç dünyası ve bilinçli eleştiriler bağlamında neler düşünüyoruz özetlemek istedik.


Hiç günlük yaşantınızda bir tasarıma denk gelip bunu neden kullandıklarını düşündünüz mü? Büyük markalar, reklamlar ya da tasarımın alanına giren herhangi bir üründe “ben olsam bunu çok daha iyi tasarlardım” dediniz mi? Muhtemelen evet. Birçok tasarımcı böyle düşünüyor.

Bazen verilen kararları ilginç buluyoruz, eleştirel bir bakış açısı ile yaklaşıp ben olsam daha iyisini yapardım! Diyoruz. Aslında bu durum bizleri biraz sınırlandırıyor. Bir tasarımcının empati yeteneğinin güçlü olması gerekir. Çünkü görsel bir iletişim aracını yaratıyoruz. İletişim ile doğrudan bağlantılı birinin empati gibi temel bir olguya sahip olması gerekir.

Bir projeyi ya da tasarımı eleştirirken arka planında neler olduğunu bilmeliyiz? Neler konuşuldu, neler talep edildi. Evet bu bir tasarımın iyi ya da kötü olduğunu değiştirmez. Ancak “ben olsam…” diye başlayan bir cümleyi kurmak için olayları bilmeniz gerekir.

O projenin hedef kitlesini bile bilmiyoruz. Belki de kendi hedef kitlesi için değerlendirirsek bir tasarıma doğru ve etkili diyebiliriz. Bu nedenle kesin bir karara varmak için acele etmemeliyiz.

Bu şekilde çevremizdeki olan bitenleri sınırlı ve kısıtlayıcı şekilde görmemeliyiz. İnsanların yaptıkları eylemlerin kötü sonuçları olduğunda, diğer insanlar yalnızca o kötü sonuçları görmezler. Karşısındaki kişinin düşünce ve niyetine de dikkat ederler. Bir tasarım üzerinden başkalarının düşünce ve niyetlerini bilemeyeceğimiz için, yalnızca kötü sonuca odaklanarak önyargılı olmamak gerek.

Eleştiri Yapmak Ciddi Bir Sorumluluktur

Hayranlık duyduğumuz iyi bir tasarımcının yalnızca iyi işler üretebileceğini varsayıyoruz, bu yüzden iş veren kişilerin ihtiyaçlarını karşılamada başarısız olsa bile onu tebrik ediyoruz. Bu adam bu işi iyi yapıyor diyoruz. Aslında bunların hepsi tıpkı olumsuz düşüncelerimiz de olduğu gibi önyargının eseri.

Forumda, gruplarda, Instagram’da ya da diğer yerlerde birisini eleştirirken tutarlı olmalı, empati yapabilmeli ve söylediklerimizin sonuçlarını ön görebilmeliyiz.


Eleştiriyi bir ceza yöntemi olarak kullanmak doğru değildir. Eleştirici eğitici olmalı. Bizler yeniliği seven, iletişimi güçlü olan tasarımcılarız. İnsanları kaybetmek değil kazanmak istiyoruz. Eleştiri yaparken karşıdaki kişiyi nasıl daha iyi bir noktaya getirebiliriz diye değerlendirmek lazım.

Daha iyi tasarımcılar olmak istiyorsak, bize ait olmayan perspektiflerden bakmayı öğrenmeliyiz.

Bu makaleyi okuyan ziyaretçilerimiz Grafik Tasarım Güçlü Bir Silahtır adlı içeriği sevdiler. Göz atmak istersen bağlantı bıraktık.

Tasarımcıların İç Dünyası serisinde ilk konumuz eleştirilerdi. Sizlerde bu makaleyi eleştirebilirsiniz. Sevgiyle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir